Türkiye'de Kadın Cinayetleri Artıyor Mu? İşte Haziran Ayı Raporu
Gündem

Türkiye'de Kadın Cinayetleri Artıyor Mu? İşte Haziran Ayı Raporu


04 July 20255 dk okuma14 görüntülenmeSon güncelleme: 30 August 2025

Bianet'in hazırladığı Haziran ayı raporu, Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri davalarındaki son durumu gözler önüne seriyor. Raporda, kadınların verdikleri hukuk mücadelesi, mahkemelerden çıkan kararlar ve dikkat çeken yargılamalar detaylı bir şekilde inceleniyor. Atölye BİA'nın düzenlediği çalışmada, bianet Kadın Haberleri Editörü Evrim Kepenek, gazeteci Banu Güven ve Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Selime Büyükgöze'nin katkılarıyla hazırlanan rapor, Türkiye'deki kadınların adalet arayışını ve karşılaştıkları zorlukları net bir şekilde ortaya koyuyor.

Haziran Ayında Yargıya Yansıyan Kadın Cinayetleri ve Şiddet Olayları

Haziran ayında Türkiye genelinde 27 kadın cinayeti davası gündeme geldi. Bu davaların çoğunda sanıklar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi veya verildi. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya gibi büyük şehirlerde davalar devam ederken, bazı davalarda tasarlayarak öldürme, eşe karşı öldürme ve nitelikli kasten öldürme suçlamaları öne çıktı. Samsun, Aydın, Kocaeli gibi illerde ise karar aşamasına gelindi. Şüpheli kadın ölümleri dosyalarında da bazı beraat ve tahliye kararları verildiği görüldü.

  • Cinayetler: Toplam 27 kadın cinayeti davası
  • Çocuk Cinayetleri: 5 farklı şehirde çocuk cinayetleri davaları
  • Şiddet/Yaralama: Kadınlara yönelik bıçaklama, silahla saldırı, darp olayları
  • Taciz ve Tehdit: Kadın öğretmenlere ve kamuya açık alanda kadınlara yönelik taciz davaları
  • Çocuk İstismarı: 15 şehirde çok sayıda istismar davası

Urfa’da psikolog ve çocuk hakları savunucusu Emine Gizem Çetiner, iki yıl önce 14 yaşındaki bir kız çocuğunu muhtar N.Y.’nin bir çocuğu istismar ettiği iddialarını sosyal medyada paylaşmasının ardından hakkında dava açıldığını belirtti. İstanbul Şişli'de eski eşi Rüstem Elibol’un öldürdüğü Bahar Aksu’nun davası, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda görüldü ve 25 Haziran tarihine ertelendi. İstanbul'da tek başına yaşayan Buse adlı sosyal medya kullanıcısı, kişisel bilgilerinin ifşa edilerek ölümle tehdit edildiğini ve evine silahlı kişilerin gönderildiğini duyurdu.

Mahkemelerden Çıkan Kararlar ve Tepkiler

Haziran ayında görülen davalarda bazı önemli kararlar alındı. İzmir’de Sidar Şimşek’i öldüren İ.D. hakkında savcı, "kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Antalya’da Nihal Babayiğit’i öldüren M.B.’ye ise ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası verildi. Ancak bazı davalarda sanıklara verilen cezaların yetersiz bulunması veya tahliye kararları verilmesi kamuoyunda tepkilere yol açtı. Özellikle çocuk istismarı davalarında mahkemelerin "iyi hal", "delil yetersizliği" veya "tutuksuz yargılama" kararları eleştirildi.

Örneğin, Antalya'da evinde ölü bulunan Düriye Çiğdem K.'yı tüfekle vurup intihar süsü verdiği iddia edilen eşi H.K.'nin ilk duruşmada beraat etmesi büyük tepki çekti. Benzer şekilde, İstanbul’da 6 yaşında dini nikahla evlendirilen ve yıllarca istismara uğrayan H.K.G. davasında verilen mahkûmiyet kararlarının Yargıtay tarafından usulden bozulması da kamuoyunda hayal kırıklığı yarattı.

Haziran ayında kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet davalarında yaşanan gelişmeler, Türkiye'deki kadınların adalet arayışının ne kadar zorlu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Mahkemelerden çıkan bazı kararlar umut verse de, yetersiz cezalar ve tahliyeler adalete olan inancı zedeledi. Kadın örgütleri ve hukukçular, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha etkin yasal düzenlemeler yapılması ve yargı süreçlerinin daha adil işletilmesi gerektiğini vurguluyor. Unutulmamalıdır ki, kadına yönelik şiddet insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve bu suçla mücadele hepimizin sorumluluğundadır.