
Kızını Öldüren Anneye Şok İndirim! İşte Cezanın Kan Donduran Nedeni
İzmir'de yaşanan kan donduran olayda, annesi tarafından boğularak öldürülen Zeynep Vural'ın davasında şaşırtıcı bir gelişme yaşandı. Annesi Ayşe Vural'a verilen 16 yıl 8 ay hapis cezasının gerekçesi, adeta şok etkisi yarattı. Mahkeme, ceza indiriminin nedenini açıklarken, Zeynep Vural'ın annesine hakaret edip darp ettiği ve annenin daha önce de şiddet görme tehlikesi altında olduğu belirtildi. Bu karar, kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı.
Olayın Arka Planı
17 Mayıs 2021 tarihinde Buca Emniyet Müdürlüğü'ne giden Ayşe Vural, kızını öldürdüğünü itiraf ederek teslim oldu. Olay yerine giden ekipler, Zeynep Vural'ın cansız bedeniyle karşılaştı. Yapılan incelemede, Zeynep Vural'ın boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Gözaltına alınan Ayşe Vural tutuklanırken, eşi ve oğlu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu trajik olay, aile içi şiddetin ve cinnetin vahametini bir kez daha gözler önüne serdi.
Mahkemenin Gerekçeli Kararı
Mahkemenin gerekçeli kararında, Zeynep Vural'ın olay günü annesine hakaretlerde bulunduğu ve fiziksel şiddet uyguladığı belirtildi. Ayrıca, Ayşe Vural'ın daha önce İzmir 2'nci Aile Mahkemesi'nin kararıyla da kızından şiddet görme tehlikesi altında olduğu vurgulandı. Bu durum, mahkemenin ceza indirimine gitmesinde etkili oldu. Kararda şu ifadelere yer verildi:
- Sanık Ayşe Vural'ın, olay anında yaşadığı ağır tahrik durumu dikkate alınmıştır.
- Maktul Zeynep Vural'ın, annesine yönelik sözlü ve fiziksel şiddeti sabit görülmüştür.
- Sanığın, daha önce de şiddet görme tehlikesi altında olduğu tespit edilmiştir.
Tartışmalı Kararın Yankıları
Mahkemenin bu kararı, hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu. Bazı hukukçular, kararın yerinde olduğunu savunurken, bazıları ise "hiçbir şiddetin cinayeti meşrulaştıramayacağını" dile getirdi. Sosyal medyada da karara yönelik yoğun eleştiriler yapıldı ve adaletin tecelli etmediği yönünde yorumlar paylaşıldı.
Bu olay, aile içi şiddetin ne denli karmaşık ve tehlikeli bir sorun olduğunu bir kez daha hatırlattı. Şiddetin her türlüsü kabul edilemez olsa da, mahkemenin kararında dikkate aldığı unsurlar, olayın arka planında yatan derin sorunlara işaret ediyor. Bu tür olayların önüne geçmek için, aile içi şiddeti önlemeye yönelik daha kapsamlı ve etkili çalışmalar yapılması gerektiği açıkça görülüyor.