
Aslı Aydemir Neden Tutuklandı? Leman Saldırısına Tepki mi Yetti?
Barış Akademisyeni Aslı Aydemir, Leman Dergisi'ne yapılan saldırıya tepki göstermesinin ardından "polise mukavemet ve kasten yaralama" suçlamasıyla tutuklandı. Sabah saatlerinde evine yapılan baskınla gözaltına alınan Aydemir, savcılık tarafından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi ve mahkeme tutuklanmasına karar verdi. Bu karar, özellikle Barış Akademisyenleri ve hukuk çevrelerinde büyük tepkilere yol açtı.
Tutuklamaya Tepkiler Çığ Gibi Büyüyor
Tutuklama kararı sonrası Barış Akademisyenleri'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, kararın akıl dışı olduğu belirtilerek Aydemir'in masumiyetine vurgu yapıldı. Açıklamada, "Sevgili hocamız Aslı Aydemir, 30 Haziran günü Leman Dergisi önüne gelen saldırgan grupla yaşadığı tartışmanın ardından önce bu sabah ev baskınıyla gözaltına alındı, biraz önce ise akıl dışı bir gerekçeyle tutuklandı. Hocamızın masumiyeti açıktır, yanındayız!" ifadelerine yer verildi. Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi de Aydemir'in tutuklanmasına sert tepki göstererek, "Leman Dergisi önünde taşlarla, sopalarla etrafa saldıran cihatçılar serbestçe gezerken saldırıya maruz kalanlar işlemedikleri suçlardan tutuklanıyor. Susmayacağız!" açıklamasında bulundu.
Leman Dergisi Saldırısı ve Sonrası
Leman Dergisi'nin Beyoğlu'nda bulunan ofisine 30 Haziran'da bir grup tarafından saldırı düzenlenmişti. Bu saldırıya tepki gösteren Aslı Aydemir'in tutuklanması, ifade özgürlüğü ve adalet kavramları üzerinden geniş bir tartışma başlattı. Olayın ardından sosyal medyada #AslıAydemirSerbestBırakılsın etiketiyle kampanyalar başlatıldı ve birçok kişi tutuklama kararının hukuksuz olduğunu savundu.
İfade Özgürlüğü ve Hukukun Üstünlüğü Tartışması
Aslı Aydemir'in tutuklanması, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında süregelen tartışmaları yeniden alevlendirdi. Birçok kişi, Aydemir'in sadece bir saldırıya tepki gösterdiği için tutuklanmasının kabul edilemez olduğunu savunuyor. Bu durum, Türkiye'deki hukuk sisteminin ve ifade özgürlüğünün sınırlarının ne kadar esnek veya katı olduğu sorusunu bir kez daha gündeme getiriyor. Bu tür olaylar, toplumda adalete olan güveni sarsmakla kalmıyor, aynı zamanda demokratik değerlerin korunması konusundaki endişeleri de artırıyor.
Aslı Aydemir'in tutuklanması, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve hukukun işleyişi üzerine ciddi soru işaretleri yaratmıştır. Olayın takipçileri, Aydemir'in bir an önce serbest bırakılmasını ve adaletin yerini bulmasını umut etmektedir. Bu tür olaylar, toplumun her kesiminden insanın hukuk ve adalet arayışını daha da güçlendirmekte ve demokratik değerlere sahip çıkma bilincini artırmaktadır.