
Ahmet Atakan Davası: 12 Yıl Sonra Zamanaşımı! Adalet Nerede?
Gezi Parkı protestoları sırasında hayatını kaybeden Ahmet Atakan'ın davası, 12 yıl sonra zamanaşımına uğradı. Bu durum, anne Emsal Atakan'ın büyük tepkisine yol açtı. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) yaşam hakkı ihlali kararına rağmen, sorumluların yargılanmaması adalete olan inancı sarstı.
"Katiller Neden Korunuyor?"
Emsal Atakan, dosyanın zamanaşımı bürosuna devredilmesini savcılıkta öğrendiğini belirterek şunları söyledi: "12 yıl boyunca tüm hukuk yollarına başvurduk. AYM, yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Oğlumun gaz fişeğiyle öldürüldüğü kesinleşti. Ancak katiller dışarıda geziyor. Neden korkuyorlar? Neden adaleti işlemiyorlar?"
Atakan, adalet talebini şu sözlerle dile getirdi: "Ben oğlumun geri gelmeyeceğini biliyorum. Ama başka çocuklar ölmesin. Suçlular cezalandırılsın istiyorum."
Avukat Habip: "Delil Toplamada Tutuk Kalındı"
Dava avukatı Ali Habip, olası bir takipsizlik kararının benzer olayları cesaretlendireceği uyarısında bulundu. Habip, savcılığın delil toplamada yetersiz kaldığını ve soruşturmanın "taksirle adam öldürme" kapsamında yürütüldüğünü belirtti. Habip, "Soruşturmanın 'kasten' veya 'olası kasıtla' adam öldürme olarak değerlendirilmesi gerekiyor" dedi.
Avukat Ali Habip dosyanın seyrine ilişkin şunları aktardı:
- Kolluk görevlileri hakkında ek işlemden kaldırma kararı alındı.
- Soruşturma hem kolluk hem fail meçhul olarak iki aşamalı yürütülüyor.
- Soruşturma ‘taksirle adam öldürme’ kapsamında açıldığı için zaman aşımı süresi çok daha kısa.
Savcılığın delil toplama sürecinde yetersiz kaldığını belirten Habip, "Kapsüllerin incelenmesi, üzerindeki kan izlerinin tespiti, DNA analizleri hep bizim taleplerimizle yürütüldü. Hâlbuki bunlar savcılığın resen yapması gereken işlemlerdi. Soruşturma aşamasında kolluk yetkililerinin ifadesi bile alınmadı" dedi.
Türkiye'de adalet sistemine olan güvenin sarsıldığı bu olayda, Ahmet Atakan'ın ailesi ve avukatları adaletin yerini bulması için mücadeleye devam edeceklerini belirtiyor. Bu dava, benzer olayların yaşanmaması ve sorumluların cezasız kalmaması adına önemli bir örnek teşkil ediyor.











